Kasık Fıtığı
Karın içindeki organların kasıktaki zayıf bir noktadan dışarıya doğru sarkmasıdır. Bu sağ ya da sol kasıkta bazan her iki tarafta birden bir şişlik şeklinde ortaya çıkar. Bu şiş sadece kasıkta kalabileceği gibi zaman içerisinde daha da büyüyerek yumurtalıkların içinde bulunduğu torbalara kadar gidebilir. Bu şişlik içinde barsaklar ya da karın içinde bulunan diğer organlar bulunur. Eğer herhangi bir komplikasyon gelişmemişse genellikle yumuşaktır ve karın içerisine itilebilir. Ancak ayağa kalkıldığında, karın içi basıncı arttığında ya da öksürüldüğünde tekrar ortaya çıkar.
Kasık Fıtığı Neden Oluşur?
Kasık fıtıklarının çoğu yumurtalıkların doğumdan sonra göç ettiği yolu takip ederek oluşur. Bunun yanında ağır işlerde çalışma, ağır kaldırma, uzun süren şiddetli öksürük, prostat ya da kabızlık gibi karın içindeki basıncı arttıran durumlar da fıtık oluşumunda etkili olmaktadır. Ayrıca karın duvarını oluşturan kaslarda zayıf noktalar oluşması da yine fıtık oluşmasının başlıca nedenlerindendir.
Kasık Fıtığı Oluşumunu Önleyebilir miyiz?
Aşırı kilo almaktan kaçının. Aşırı kilo karın içi basıncının artmasına neden olur. Karın içi basıncının artması da fıtık gelişimindeki önemli faktörlerden birisidir.
Ani kilo vermekten kaçının. Hızlı kilo vermek kas güçlülüğü için gerekli olan vitamin ve proteinlerin eksikliğine neden olabilir ve karın duvarı kaslarında zayıflığa neden olur
Sigara bırakılmalı. Sigara hem kronik öksürük oluşturup karın içi basıncını arttırarak hem de destek dokularında zayıflık oluşturarak fıtık gelişimine katkıda bulunabilir.
Kabızlık ve prostat. Kronik kabızlık ve prostat işeme ve dışkılama da güçlüğe nedene olabilir. Bu da karın içi basıncının armasına ve fıtık oluşumuna neden olabilir.
Ağır iş. Ağır iş yapanlar özellikle ağır kaldırırken vücut mekaniklerine dikkat ederek ağırlığın doğrudan bu bölgelere yüklenmemesine dikkat etmek gerekir
Kasık Fıtığı Ne Gibi Şikayetlere Neden Olur?
Kasık fıtığında en önemli şikayet kasıkta ortaya çıkan ya da torbalara kadar gitmiş şişliktir. Bu şişlik aylar ya da yıllar içerisinde ortaya çıkabileceği gibi bazen karın içi basıncının aşırı arttığı durumlarda aniden de ortaya çıkabilir.
Çok nadiren ağrıya neden olan fıtık şişlik yanında ağırlık, çekilme ya da yanma gibi yakınmalara neden olabilir. Bu şikayetler uzanıldığında genellikle azalır ya da geçer.
Fıtık karın içerisine geri gönderilemiyorsa bu fıtığın sıkıştığı (inkarsere ) anlamına gelir. Fıtıkta ani başlayan ağrı, bulantı ve kusma da buna eşlik ediyorsa, karında şişlik oluşmuşsa, dışkı ve gaz çıkarılamıyorsa fıtık içerisindeki bağırsakların sıkıştığı ya da boğulduğu anlamına gelebilir. Eğer bu şıkışmaya o organa giden damarlar da katılmış ise (strangulasyon) o organın beslenmesi de bozulur. Bu şikayetlerin oluşması acil bir durum olduğunu gösterir ve hemen bir doktor tarafından görülmesi ve belki de acil ameliyat edilmesi gerekir.
Kasık Fıtığı Muayenesi ve Testler:
Kasık fıtığı tanısı genellikle hastanın anlattıkları ile konulur. Eğer belirgin bit fıtık varsa ultrasonografi ya da bilgisayarlı tomografi gibi bir tetkike gerek kalmadan doktor muayenesi ile ortaya konulur. Ancak çok belirgin olmayan fıtıkların ya da o bölgede başka nedenlerle oluşmuş şişliklerden fıtığı ayırmak için karın ultrasonografisi, çok nadiren de bilgisayarlı karın tomografisi yaptırmak gerekebilir.
Eğer ameliyat kararı alınmışsa kalp ve akciğer hastalıklarının araştırılması için bazı test ya da tetkikler gerekli olabilir.
Kasık Fıtığının Tedavisi
Kasık fıtığının tedavisinde tek seçenek ameliyattır. Fıtık ameliyatı genel cerrahların en sık yaptığı ameliyatlardan biridir. Amerika da her yıl yaklaşık 800 bin kişinin ameliyat olduğu bilinmektedir. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 80 bin kişinin kasık fıtığı nedeniyle ameliyat olduğu tahmin edilmektedir. Genel cerrahların çoğu komplikasyonlar oluşmadan önce kasık fıtığını ameliyat etmek isterler. Komplikasyon gelişen fıtıkta boğulma oluşur ve sıkışan bağırsağın damarlarında da boğulma oluşursa bu acil ameliyat gerektiren bir durumdur. Bu ameliyat sırasında belki bağırsağın bir kısmının da çıkarılması gerekebilir.
Fıtık ameliyatlarından sonra tekrarlamalar-nüks oluşabilmektedir. Nüks oluşumundaki en önemli faktörlerden birisi cerrahın bu konudaki deneyimidir. Bir diğer faktör de ameliyatın yamalı ya da yamasız yapılmasıdır. Yamasız fıtık ameliyatlarında nüks daha fazla görülmektedir.
Fıtık Ameliyatları nelerdir?
Açık Fıtık Onarımları:
Fıtığın olduğu taraftaki kasık tarafından 5-10 cm’lik bir kesi yapılarak fıtık içindeki organlar karın içerisine gönderilir. Karın duvarındaki fıtığın oluştuğu zayıf alan ya hastanın sağlam kas uzantıları ile ya da sentetik yamalar kullanılarak kapatılır. Yamasız ameliyatlarda ameliyattan sonra gerginlik ve ağrı olabilir. Bu gerginlik ya da kullanılan kasın yeterince sağlam olmaması fıtığın daha yüksek oranda tekrarlamasına neden olabilir. Yamalı onarımlarda hem gerginlik daha az hem de fıtık nüksü daha az oranda görülür.
Laparoskopik (Kapalı) Fıtık Onarımları:
Laparoskopik onarımlar ameliyat sonrası daha az ağrı ve ameliyat yerinde daha az uyuşukluğa neden olur. Ayrıca bu hastalar günlük yaşamlarına ve işlerine daha çabuk dönerler. Ancak laproskopik ameliyatların mesane barsak ve damar yaralanması gibi ciddi komplikasyonları olabilir. Laparoskopik ameliyatların başarısı doğrudan cerrahın deneyimiyle ilişkilidir. Ayrıca laparoskopik ameliyatlar açık ameliyatlardan daha pahalıdırlar.
Anestezi Tercihi:
Kasık fıtığı ameliyatı hem genel hem spinal (belden ) ve hem de lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Laparoskopik ameliyatlar genel anestezi gerektirirken açık ameliyatlarda belden ya da sadece ameliyat yapılacak bölgenin uyuşturulduğu lokal anestezi seçenekleri vardır.
Açık ve Laparoskopik Ameliyatların Farkı
- Açık ameliyatın kesisi daha büyüktür
- Fıtık iki taraflı ise açık ameliyat ta her iki kasıkta da kesi yapmak gerekir. Laparoskopik ameliyatta ayrı kesilere gerek yoktur
- Açık ameliyat genel, spinal ve lokal anestezi ile yapılırken laparoskopik ameliyat genel anestezi gerektirir.
Ameliyat Sonrası:
Günümüzde açık fıtık ameliyatları günübirlik tedavi şeklinde uygulanmaktadır. Genellikle lokal anestezi ile sabah ameliyat edilen hasta öğleden sonra ya da akşam evine gönderilebilmektedir. Açık ameliyatla tedavi edilen hastalar ortalama 2- 3 hafta sonra hastalar günlük yaşamlarına dönebilmektedirler. Ortalama 6 ay kadar nüks açısından kendilerine dikkat etmeleri gerekmektedir.




